A slight tilt, a movement across the surface or a variation in a colour transition. These are the marks left by handmade work and by the nature of the clay. Such marks make each ceramic object one of a kind and personal. This is why KUSUR is part of Soil & Oil's approach to making, one that leaves room for the material to have the last word.
Uçucu yağı renkli cam şişesinde, kapağı sıkıca kapalı olarak, doğrudan güneş almayan serin ve kuru bir dolapta saklayın. En uzun buzdolabında dayanır; orada şişeyi yiyeceklerden ayrı, kapalı bir kutuda tutun. Günlük rutin kısadır: damlattıktan sonra kapağı hemen kapatın, şişeyi yerine kaldırın ve ilk açtığınız tarihi şişeye yazın.
Tisserand Institute'a göre çoğu uçucu yağ, oksidasyonun etkisi başlamadan önce en az 1-2 yıl iyi kalır; bu yüzden yağı alımdan sonraki 6-12 ay içinde bitiriyorsanız oksidasyon çoğunlukla sorun olmaz. Narenciye yağlarında süre daha kısadır: Robert Tisserand'ın tablosuna göre ilk açılıştan itibaren buzdolabında 1-2 yıl, buzdolabı dışında bunun yarısı. Yağın neden bozulduğunu ve raf ömrünün yağ türüne göre nasıl değiştiğini raf ömrü ve oksidasyon rehberimizde okuyabilirsiniz.
Evde en iyi yer: serin, karanlık ve kuru bir dolap
Oksidasyonu hızlandıran üç etken ısı, ışık ve nemdir. Bu yüzden şişe için kapağı kapanan bir dolap ya da çekmece seçin: içerisi karanlık kalır ve şişe güneşle ısınmaz. Şu noktalardan uzak durun:
- Güneş alan pencere önü ve açık raf. Yağların doğrudan güneş ışığından uzak tutulması önerilir; pencere önündeki şişe hem ışık alır hem ısınır.
- Kalorifer peteği gibi ısı kaynaklarının yanı. Isı oksidasyonu hızlandırır; evin serin bir köşesindeki şişe daha uzun dayanır.
- Yanan buhurdanlığın yanı. Robert Tisserand'ın hatırlattığı gibi uçucu yağlar yanıcıdır. Damlattıktan sonra şişeyi mumun yanında bırakmayın, dolabına geri koyun.
- Nemli yerler. Narenciye yağlarında görülen bulanıklık, şişeye nem girdiğini gösterir; nem de oksidasyonu hızlandırır. Şişenin ağzını ve kapağını kuru tutun, şişeyi ıslak elle açmayın.
Hangi kapta: renkli cam ve sıkı kapalı kapak
Robert Tisserand, uzun süreli saklama için uçucu yağların renkli cam kaplarda tutulmasını önerir. Renkli cam ışığı azaltır; şişeyi kapalı bir dolapta tutarsanız kalan ışığı da dışarıda bırakırsınız.
Uzun süreli saklamada camı plastiğe tercih edin. Yeniden doldurulabilir içecek şişeleri üzerine bir gıda bilimi çalışmasında portakal aroma bileşenleri limonen ve mirsen, PET şişelere ve polikarbonat şeritlere emildi; yani kokunun bir kısmı plastiğe geçti. Emilimin büyük kısmı ilk haftada oldu ve şişelerde 25°C'de 4°C'ye göre belirgin biçimde fazlaydı. Polikarbonat, PET'ten çok daha fazla aroma emdi.
Kapak, şişeye ne kadar hava gireceğini belirler. Şişede ne kadar çok hava varsa yağ o kadar hızlı oksitlenir; bu yüzden kapakların uzun süre açık bırakılmaması önerilir. Damlatırken kapağı masada açık bekletmeyin; işiniz biter bitmez kapatın.
Buzdolabı: ne zaman işe yarar, nasıl kullanılır?
Robert Tisserand'a göre buzdolabında saklanan uçucu yağlar yaklaşık iki kat uzun dayanır; fark en çok sıcak iklimde hissedilir. Aynı yazıya göre çoğu buzdolabının sıcaklığı olan yaklaşık 2-3°C, yağlar için uygundur. Dondurucu da kullanılabilir, ancak yazı ek faydasının az olduğunu belirtir.
- Yağları yiyeceklerle aynı buzdolabında saklayacaksanız şişeleri ahşap ya da plastik bir kutuya veya fermuarlı bir poşete koyun. Açıkta duran şişeler yağ tadını yiyeceklere geçirebilir.
- Şişeyi kullanmak için dolaptan çıkarıp sonra geri koymanız yağa zarar vermez. Tisserand'a göre sıcaklığın inip çıkması bozulmayı hızlandırmaz; önemli olan yağın zamanının çoğunu serin geçirmesidir. Şişe birkaç saat sıcak bir arabada kalsa bile endişelenmeyin.
- Yağlar soğudukça koyulaşır; bu çoğu yağda fark edilmez, bazıları yavaş akar. Gül otto katılaşır, anason ve rezene gibi yağların bazı bileşenleri de buzdolabında kristalleşebilir. Tisserand bu yağları yine buzdolabında tutmayı ve kullanmadan önce şişeyi bir dakika kadar elinizde tutarak hafifçe ısıtmayı önerir.
- Vetiver, sandal ağacı ve paçuli gibi ağır yağlar en yavaş oksitlenen yağlardır; Tisserand Institute bunların buzdolabına ihtiyaç duymayabileceğini söyler. Buzdolabında yeriniz sınırlıysa önceliği en hızlı oksitlenen yağlar arasında yer alan narenciye yağlarına verin.
Günlük saklama rutini
- Şişeyi açtığınız gün tarihini şişeye ya da etiketine yazın. Tisserand Institute, yağın alındığı ya da ilk açıldığı tarihi not etmeyi ve bu tarihi bir raf ömrü tablosuyla karşılaştırmayı önerir.
- Damlattıktan sonra kapağı hemen kapatın ve şişeyi dolabına geri kaldırın.
- Birden fazla şişeniz varsa önce narenciye yağlarını ve yarıya inmiş şişeleri kullanın. Yağ azaldıkça şişedeki hava payı büyür.
- İhtiyacınızdan büyük şişe almayın; alımdan sonraki 6-12 ay içinde bitirebileceğiniz boyutu seçin.
Yağın bozulduğunu nasıl fark edersiniz?
Oksidasyon yavaş ilerler; Robert Tisserand sürecin aylar aldığını yazar. Bu yüzden işaretler de zamanla ve belli belirsiz ortaya çıkar:
- Koku: Oksitlenen yağın kokusu biraz değişir, tazeliğini ve parlaklığını kaybeder. Bu farkı çoğu zaman aynı yağın yeni bir şişesiyle yan yana koklayınca anlarsınız.
- Bulanıklık: Narenciye yağları oksitlenirken bazen bulanıklaşır. Robert Tisserand, tortunun birkaç saatte dibe çökmesini beklemeyi, temiz yağı temiz bir pipetle başka bir şişeye almayı ve tortulu şişeyi atmayı önerir.
- Kıvam: Çok eski yağlar koyulaşabilir ve sonunda katılaşabilir; Tisserand Institute'a göre bu genellikle uzun yıllar alır. Buzdolabından yeni çıkan şişedeki koyulaşma ise soğuğun etkisidir.
Kokusu belirgin biçimde değişmiş ya da raf ömrünü çoktan doldurmuş bir yağı çöpe atın. Hangi değişimin bozulma sayıldığını ayrıntılı görmek isterseniz bozulma işaretleri yazımıza bakın.
Kullanım ve güvenlik
Yağları küçük çocukların ve evcil hayvanların ulaşamayacağı bir dolapta saklayın; Robert Tisserand, küçük çocukların yağ yutmasıyla kazalar yaşandığını hatırlatır. Soil & Oil esansiyel yağ karışımlarını yalnızca su dolu buhurdanlıkta kullanın. Yanan mumu gözetimsiz bırakmayın.