Легкий наклон, движение на поверхности или различие в переходе цвета. Это следы, которые оставляют ручная работа и сама природа глины. Такие следы делают каждый керамический предмет единственным в своем роде и личным. Поэтому KUSUR является частью подхода Soil & Oil к производству, который оставляет последнее слово и за материалом.
Seramikte renk çoğunlukla sırın ya da kil gövdenin içindeki metal oksitlerden gelir; en bilinenleri demir, kobalt, bakır, manganez ve kromdur. Bir oksidin hangi rengi vereceğini miktarı, içinde bulunduğu sırın kimyası, pişirim sıcaklığı ve fırın atmosferi birlikte belirler: aynı bakır oksijenli bir fırında yeşil, oksijeni kısıtlanmış bir fırında kırmızı çıkar.
Sır nedir?
Sır, toz minerallerden ve üretilmiş malzemelerden hazırlanan, tarifi istenen derecede eriyecek biçimde ayarlanmış bir camdır. Seramik teknolojisi üzerine Tony Hansen'in yazdığı Digitalfire sözlüğüne göre sırı pencere ya da şişe camından ayıran şey, üzerine sürüldüğü gövdeyle ısıl genleşme bakımından uyumlu olması gerekmesidir. Sırın iskeletini üç grup kurar:
- Silika (SiO2): sırdaki temel, çoğu zaman tek cam yapıcı oksittir ve Digitalfire'a göre çoğu sırın yüzde 60'ından fazlasını oluşturur.
- Alümina (Al2O3): hemen her sırda silikadan sonra en çok bulunan oksittir; erimiş sıra kararlılık, pişmiş cama dayanıklılık kazandırır.
- Akılar: sırın erime sıcaklığını düşüren malzemelerdir.
Renk bu camın içine sonradan katılır. Digitalfire'a göre renklendiriciler sıra ham metal oksit, rutil gibi metal oksit içeren bir hammadde ya da hazır renk pigmenti (stain) olarak eklenir. Sırın yüzeyinin mat mı parlak mı olacağını ise başka etkenler belirler; bu farkı mat ve parlak sırları anlattığımız yazıda ayrıntılı bulabilirsiniz.
Rengi veren oksitler
Bu bölümdeki bilgiler Digitalfire'ın oksit ve malzeme sayfalarındandır; yüzdeler, aksi belirtilmedikçe sırdaki oksit oranıdır.
Demir
Demir bileşikleri seramikte en yaygın renklendiricidir. Demir hem bilerek eklenen bir renk kaynağıdır hem de beyaz bir kili ya da sırı lekeleyebilen bir katışıktır. Oksidasyonlu pişirimde sırdaki demir tipik olarak yüzde 4'e kadar kehribar ve sarı (özellikle kurşunlu ve kalsiyumlu sırlarda), yüzde 6 civarında bej, daha yüksek oranlarda kahverengi verir. Orta sıcaklıkta pişen akıcı bir oksidasyon sırında yüzde 8-10 demir, ince sarı kristallerle siyah donar.
Terakota gövdelerin kırmızısı da demirden gelir: bu gövdelerde demir tipik olarak yüzde 5 ya da daha fazladır ve kırmızı renk gövdenin gözenekli kalmasına bağlıdır; gövde daha yüksek sıcaklıkta piştikçe renk koyu kırmızıya, sonunda kahverengiye kayar. Redüksiyonlu pişirimde demir güçlü bir akıya dönüşür ve topraksı kahverengiler verir; sırın kimyasına ve demir miktarına göre yeşil, gri ve kırmızı da elde edilebilir. Aynı kaynağa göre eski Çin seladonları yaklaşık yüzde 2-3 demir içeriyordu.
Kobalt
Kobalt, cam, sır ve emayede kullanılan en güçlü ve kararlı renklendiricidir: milyonda 2 kadar kobalt bile fark edilir bir ton verir. Kobalt oksit her sıcaklıkta sırda mavi verir, çok yüksek oranlarda siyaha döner ve birçok tarifte yüzde 1 ya da daha az kullanılır. Mavi-beyaz porselenin mavisi de kobalttır. Victoria and Albert Müzesi'nin 14. yüzyıl ortasına tarihlenen bir Yuan dönemi tabağı için yazdığı kayda göre Jingdezhen çömlekçileri 1300'den sonra yerel beyaz porseleni kobalt mavisiyle süslemeye başladı. Tabaktaki desen sır altına boyanmıştır; mavi için kullanılan kobalt Orta Doğu'dan gelmişti.
Bakır
Bakırın rengi fırın atmosferine göre değişir. Normal oksidasyon koşullarında sırda berrak yeşiller verir. Oksijenin kısıtlandığı redüksiyonlu pişirimde ise kırmızı yanar. Kırmızı seramikte elde edilmesi çok zor bir renktir; Digitalfire'a göre ortalama bir çömlekçinin ulaşabileceği en canlı kırmızı, redüksiyonda bakırın verdiği kırmızıdır. Bakırın mavi ve turkuaz tonları ise oksidasyonda en iyi yüksek alkalili ve düşük alüminalı sırlarda elde edilir; bu sırlarda bakır oranı yüzde 4-6'ya çıktıkça renk turkuaza kayar.
Manganez
Manganez gövdede ve sırda siyah, kahverengi ve mor tonlar verir. Silikayla tepkimeye girdiğinde alümina yoksa menekşe-mor, alümina varsa kahverengi oluşur. Manganez ile kobalt karışımı siyah üretir; mor tonlar ise daha çok yüksek alkalili, düşük alüminalı sırlarda, özellikle kobaltla birlikte elde edilir.
Krom
Krom her fırın koşulunda güçlü bir yeşil verebilir. Isıya çok dayanıklı yapısı yüzünden düz bir renklendiricidir ve genellikle "asker miğferi" tonunda opak bir yeşil üretir; yaklaşık yüzde 2'si koyu bir renk için yeterlidir. Krom kalayla tepkimeye girdiğinde ise krom-kalay pembeleri ortaya çıkar.
Titanyum, kalay ve zirkon
Bazı oksitler renk vermez, rengi biçimlendirir: kalay, titanyum ve zirkon mevcut rengi değiştirir, sabitler ya da camı opaklaştırır. Titanyum dioksit yüzde 1'in altında sırda tamamen çözünür; yüzde 2'nin üzerinde minik kristaller oluşturup yüzeyi ve ışığı yansıtma biçimini değiştirir, yumuşak renk, opaklık ve alacalı bir yüzey verir. Yüzde 5'in üzerinde opaklık ve matlık hızla artar.
Aynı oksit neden farklı renk verir?
Sırda renk bir kimya meselesidir. Digitalfire'a göre ortaya çıkan renk ana sırın oksit bileşimine ve eklenen renklendirici karışımına bağlıdır; aynı metal oksit birçok farklı renk sisteminde yer alabilir. Kobalt gibi bazı renklendiriciler çok farklı sırlarda aynı rengi verir, krom-kalay gibi bazıları ise belirli yardımcı ya da engelleyici oksitlerin varlığına çok duyarlıdır. Renkler, derinliğin olduğu saydam sırlarda en canlı görünür; opak sırlarda pastel tonlara döner. Rutil gibi renk içeren hammaddelerin kimyası ve mineral yapısı da sıklıkla değişir; Digitalfire bu yüzden onları sırı renklendirmenin en az güvenilir yolu sayar.
Fırın atmosferi: oksidasyon ve redüksiyon
Oksidasyonlu pişirimde fırında sır ve gövde yüzeyiyle tepkimeye girecek kadar oksijen bulunur. Digitalfire'a göre elektrikli fırınlar oksidasyon pişirimiyle eş anlamlı sayılır, ama gaz fırınlarındaki hava akışı olmadığı için içerideki durgun hava gövde ve sırdan çıkan karbonla oksijeni tüketip atmosferi beklenenden nötr hâle getirebilir. Oksidasyon sırları, özellikle düşük sıcaklıklarda, genellikle redüksiyon sırlarından daha parlak renklidir.
Redüksiyonlu pişirimde fırına giren hava kısıtlanır; geleneksel seramikte bunun için özel tasarlanmış, yakıtla çalışan bir fırın gerekir. Digitalfire'a göre oksijen vermeye yatkın metal oksitler indirgenmiş, daha metalik hâllerine döner ve oksidasyonda zor ya da imkânsız etkiler ortaya çıkar: bakır kırmızısı, demirin topraksı kahverengileri, seladon yeşilleri ve mavileri. Kil bile iki atmosferde farklı görünür. Aynı kaynaktaki bir karşılaştırmada aynı kilden yapılıp saydam sırlanan iki kupadan redüksiyonda pişen grimsi, oksidasyonda pişen sarımsı çıkmıştır.
Bir sırın iki atmosferde ne kadar farklılaşacağının genel bir kuralı yoktur. Digitalfire'a göre sonuç ana sırın kimyasına, renklendiricinin türüne ve miktarına bağlıdır; bazı renklendiriciler atmosfer farkından daha az etkilenir.
Aynı sır her parçada neden aynı çıkmaz?
Bir sırın nasıl pişeceğini kimyasının yanında fiziksel etkenler de belirler: uygulama kalınlığı, sürüldüğü gövde, pişirim programı, sıcaklık, atmosfer ve uygulama yöntemi. Kalınlığın etkisi gözle görülür: Digitalfire'ın örneğindeki saydam kehribar sır, kabın girintilerinde yalnızca daha kalın biriktiği için koyulaşır.
Fırının içi de her noktada aynı değildir. Açık kaynak sır veritabanı Glazy'nin yardım sayfasına göre pişirimler çoğu zaman eşit olmaz; fırında soğuk ve sıcak noktalar bulunabilir ve aradaki fark bir ya da daha fazla koni olabilir. Koni, sıcaklık ile sürenin birleşimi olan ısı işini ölçer. Atmosfer tek bir parçada bile değişebilir: Digitalfire'daki bakır kırmızısı sırlı bir vazonun içi, fırın atmosferinden kısmen yalıtıldığı için daha yoğun ve düzenli indirgenip kırmızı, dışı ise pişirimdeki oksidasyon dönemleri yüzünden gri çıkmıştır.
Parçalar arasındaki küçük farkların üretimdeki diğer nedenlerini seramik parçaların neden küçük farklar gösterdiğini anlattığımız yazıda okuyabilirsiniz.
Sırsız seramikte renk nereden gelir?
Sırsız bir parçada renk sırdan gelmez; gövdenin kendi rengi, gövdeye katılan renklendiriciler ya da yüzeye sürülen astar gibi uygulamalar belirler. Gövdelerin kendi rengini de demir ve manganez gibi oksitler verir. Digitalfire'a göre çömlekçilerin ve geleneksel atölyelerin kullandığı stoneware gövdeler kahverengi, gri, devetüyü ya da kırık beyaz pişebilir ve çoğu zaman pişirimde benek oluşturan katışıklar içerir.
KUSUR, sırsız seramiğe bir örnektir. İki parçalı, sırsız stoneware bir buhurdanlıktır ve 1250°C'de pişirilir. Antalya'da kalıp dökümle şekillendirilir, ardından yaklaşık beş saat elle bitirilir; bu yüzden her parça küçük yüzey, ton ve form farkları taşır. Bu farklar el emeğinin izidir, ürün ailesinin adı da buradan gelir. KUSUR üç renkte üretilir: FLOW antrasit, GLOW kırık beyaz, PULSE kızıl kahve. Sırsız yüzeyin ürün özelliklerini KUSUR'da stoneware ve sırsız yüzey yazımızda, üç rengi KUSUR koleksiyonunda görebilirsiniz.
Kaynaklar
- Digitalfire: Ceramic Glaze
- Digitalfire: SiO2, Al2O3 ve Flux
- Digitalfire: Colorant
- Digitalfire: Fe2O3 ve Iron Oxide Red
- Digitalfire: CoO ve Cobalt Oxide
- Victoria and Albert Museum: Dish, 786-1894
- Digitalfire: CuO, Copper Red ve K2O
- Digitalfire: MnO2 ve Manganese Dioxide
- Digitalfire: Chrome Oxide ve Cr2O3
- Digitalfire: TiO2
- Digitalfire: Oxidation Firing ve Reduction Firing
- Digitalfire: Glaze Thickness
- Glazy Help: Temperature
- Digitalfire: Stoneware